Gecenin Donduğu Yerde
کاور آهنگ Gecenin Donduğu Yerde از Sagopa Kajmer

Gecenin Donduğu Yerde

Kağıt Kesikleri۱۴۰۰۴:۰۲

متن موزیک

Bugün unutsam da yarın karşımda

Unuttuğumu hatırlatan farklı nedenler

Tecrübeler bana hayatı öğretirler

Doldurduğum bu kâğıtlara olanların görgü tanığı derler

Olur mu olur, dalga geçme ve anla

Çelişkiler yapışıp uğraşıyo' yakanla

Fikirler zamanla değişti, uyuşmadı kafamla

Kendimi koruduğum silah değişti zulamda

Bu zamana kadar geçirdiğim 43 yıl

Ya sev, bayıl veya usan, sıkıl, yıl (ow)

İnsanlar değişmeyeceklerini söyleseler de

Nasıl değiştiklerini görecek gözlerin asıl (ey)

İşte bunlar güçlendikçe daha acıtan apse

Kıvrandırır acının dudakları seni gelip bir öpse

Kimsenin bilmediği suçları insanı atar içindeki karanlık hapse

Gecenin donduğu yerde, güneşi beklerken burda

Bi' yalnızın odasında duruyorum yalnızca

Gecenin donduğu yerde, bilmecenin çözüldüğü anda

Şarkılar bana dokundukça, ben avazım çıktığınca

(Sago K)

Gecenin donduğu yerde, güneşi beklerken burda

Bi' yalnızın odasında (ah) duruyorum yalnızca

Gecenin donduğu yerde, bilmecenin çözüldüğü anda

Şarkılar bana dokundukça, ben avazım çıktığınca

Çok yakın henüz çok uzak, mesafeler var

Katettikçe yolu yakınlaşıyor büyüyo' ilerdeki küçük görünen ağaçlar

Çölleri kumlarıyla yılanlara ve akreplere bırakıp terk et zararlılar

Zararın neresinden dönersen dön kar (eh)

Omurgamın ayakta tuttuğu bedenimin iki gözüyle baktığında

Karşımda omurgasızlar (he) midesiz ve tırnaksız kaburgasızlar (he)

Boğdular onlar vicdanlarını sığ sularda

Sanki ölüler gibi soğudular ya morglarda

Şimdi ayaz parmak ucumu kemiriyor bu soğuklarda (wow)

Bıçaklarımı yılmadan biliyorum vasat masatlarda

Ne mavi ne mordur, insanlar zordur

Hordur görüldüğü ondan sindirmesi zordur belki

Bazı şeyler olabilir ki zoruna gidiyordur ki doğrudur

Gecenin donduğu yerde

Gecenin donduğu yerde, güneşi beklerken burda

Bi' yalnızın odasında duruyorum yalnızca (yo)

Gecenin donduğu yerde, bilmecenin çözüldüğü anda

Şarkılar bana dokundukça, ben avazım çıktığınca (ey, ey, ey)

Gecenin donduğu yerde, güneşi beklerken burda

Bi' yalnızın odasında (wow, wow) duruyorum yalnızca

Gecenin donduğu yerde (wow, wow) bilmecenin çözüldüğü anda

Şarkılar bana dokundukça, ben avazım çıktığınca